esa'da büyük köpek takım yıldızında keşfettiklerine halen inanamıyorlardı,yörüngelerdeki oluşumların, yıldız sistemi olması yanı sıra bir gezegen sistemi de barındırıyor olması gerçekten heyecanlandırıyordu... şaşırtan ise bir yıldız çiftinin etrafında dolanan dev bir gaz kütlesiydi, tabi ondan daha uzakta ve daha büyük dev mıknatısa ters yörünge hareketi de var... ama korkutucu olan ise ikili gezegen sisteminde saklıydı, aynı uyduyu paylaşan ve birbirleri etrafında dönüp aynı yörüngeyi paylaşan ikiz gezegenlerde saklıydı bu korku... birer harf, gezegenlerin üzerinde birer kıta büyüklüğünde harfler vardı... ancakkorkunç olan o harfler de değildi... ortaklaşa kullandıkları aynın üzerindeki şekiller ve yapılar dı... o gezegen de her ne yaşıyorduysa, artık kendi ayına ayak basmış bir medeniyet daha vardı ve bizden çok daha ileri olmaları muhtemel di, kendi yalarına üst kurmayı bitirmiş bir medeniyet...
esa tüm bunları, uzaya hubble teleskopundan daha güçlü bir optik ve radyo teleskop göndermeleri sayesinde keşfetmişti... bu takım yıldızına gözlerini iyi dikmelerinin de bir sebebi vardı... çevirinin ölüme yol açmasının sebebi... köpek... efsane... mitler... ve birer harf....
2006/11/24
keşfediliş
polis memuru yüksel olay mahaline ulaştığında, yerde yatan kişiyi hemen tanıdı... bu tanıyış sıradan bir cinayetten farklılığı gözler önüne seriyordu, üniversite de ki yaşıtı bir öğretim görevlisinin ve arkadaşının cesetiydi... osmanlıca öğretmeni olan gazanfer, iyi ahlaklı yardım sever mizaçlı ve oldukça akıllı bir insandı herkes tarafından sevilir sayılırdı neden bir cinayete kurban gitmiş olsun du ki? bir öğrencisinin aldığı notlara tepkisimiydi bu? bizzat öğrenmeliydi...
o sıralarda esa da ve marmara araştırma merkezin de de hummağalı bir koşuşturma vardı, bekledikleri tercüme ellerine ulaşmış ancak tercümenin kaynağı bir cinayete kurban gitmişti... panik,şaşkınlık,üzüntü, merak ve korku... acaba bir düşmanla mı karşı karşıyayız... uçan kahve fincan altları gerçekmiydi?
giresun'dan kalkan cenaze ardında balistik raporlarına gömülü sırlar ile beyşehir'e doğru yola çıkmıştı, canına maal olan her ne idiyse, elbette keşfedilmemek için çok ciddi bir kara almış olmalıydı... ya da...
yüksel kafa tasını delip geçtiği halde hiç bir iz bırakmamış olan silahın peşine düşmüştü,emniyet müdürlüğünde ki balistik kayıtlarını, deneyimlerine göre karşılaştırmalar için bir de kendisi inceliyordu... bu bir tabanca ya da başka delici bir cisim değildi...
o sıralarda esa da ve marmara araştırma merkezin de de hummağalı bir koşuşturma vardı, bekledikleri tercüme ellerine ulaşmış ancak tercümenin kaynağı bir cinayete kurban gitmişti... panik,şaşkınlık,üzüntü, merak ve korku... acaba bir düşmanla mı karşı karşıyayız... uçan kahve fincan altları gerçekmiydi?
giresun'dan kalkan cenaze ardında balistik raporlarına gömülü sırlar ile beyşehir'e doğru yola çıkmıştı, canına maal olan her ne idiyse, elbette keşfedilmemek için çok ciddi bir kara almış olmalıydı... ya da...
yüksel kafa tasını delip geçtiği halde hiç bir iz bırakmamış olan silahın peşine düşmüştü,emniyet müdürlüğünde ki balistik kayıtlarını, deneyimlerine göre karşılaştırmalar için bir de kendisi inceliyordu... bu bir tabanca ya da başka delici bir cisim değildi...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)