polis memuru yüksel olay mahaline ulaştığında, yerde yatan kişiyi hemen tanıdı... bu tanıyış sıradan bir cinayetten farklılığı gözler önüne seriyordu, üniversite de ki yaşıtı bir öğretim görevlisinin ve arkadaşının cesetiydi... osmanlıca öğretmeni olan gazanfer, iyi ahlaklı yardım sever mizaçlı ve oldukça akıllı bir insandı herkes tarafından sevilir sayılırdı neden bir cinayete kurban gitmiş olsun du ki? bir öğrencisinin aldığı notlara tepkisimiydi bu? bizzat öğrenmeliydi...
o sıralarda esa da ve marmara araştırma merkezin de de hummağalı bir koşuşturma vardı, bekledikleri tercüme ellerine ulaşmış ancak tercümenin kaynağı bir cinayete kurban gitmişti... panik,şaşkınlık,üzüntü, merak ve korku... acaba bir düşmanla mı karşı karşıyayız... uçan kahve fincan altları gerçekmiydi?
giresun'dan kalkan cenaze ardında balistik raporlarına gömülü sırlar ile beyşehir'e doğru yola çıkmıştı, canına maal olan her ne idiyse, elbette keşfedilmemek için çok ciddi bir kara almış olmalıydı... ya da...
yüksel kafa tasını delip geçtiği halde hiç bir iz bırakmamış olan silahın peşine düşmüştü,emniyet müdürlüğünde ki balistik kayıtlarını, deneyimlerine göre karşılaştırmalar için bir de kendisi inceliyordu... bu bir tabanca ya da başka delici bir cisim değildi...
2006/11/24
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder